21 Mayıs 2014 Çarşamba

Dallas Buyers Club

Dallas Buyers Club


Dallas Buyers Club filminde Matthew McConaughey ve Jared Leto’nun makyajla gelen değişimlerine hepimiz şahit olduk. Kendileri karakterleri için verdikleri kiloların yanı sıra makyajın da desteğiyle farklı iki insan halini almışlardı. Kaslı, güçlü, kuvvetli Matthew yerine zayıf, cılız ve kemikleri sayılan bir adam gelmişti. Tabii Oscar ahalisi bu değişimi göz ardı etmedi ve heykeli Matthew ve Jared Leto ile buluşturdu. Bu fiziksel değişimlerin yanında makyaj da bu filmde çok etkin bir rol oynadı. Sadece 250 dolar bütçe ile karakterleri gerçekçi kılan makyajlarıyla Robin Mathews da Oscar'ı kucakladı. Robin Mathews, The Voice, Rizzoli & Isles gibi tv yapımlarında; Twilight, Fire with fire, Into the Wild, Final Destination gibi filmlerde makyaj sanatçısı ve ekip sorumlusu olarak çalışmış.
Film, uyuşturucu bağımlısı ve HIV taşıyıcısı Ron Woodroof'un hayatından esinleniyor. Ron, 1986 yılında teşhis konduktan sonra AZT ilaçını kullanmak yerine doğal ilaçları kullanmaya başlar. Alternatif tıp olarak da görünen bu ilaçları kendisi gibi hasta olan insanlara satarak Dallas Buyers Club isimli bir oluşum kurar.
 Film gerçek bir hayattan esinlenme olduğu için bu karakteri canlandıran kişi yani Matthew MacConaughey’i fiziksel görüntü olarak Ron Woodroof’ a benzemesi gerekiyordu. Fotoğrafa bakın, ne benzerlik ama :) Peki kaslı, güçlü, kuvvetli Matthew nasıl Ron' a benzedi?

Öncelikle rolü için 30 kilo verdi.
Ron karakteri için zamanlar arasında geçişler ve bu geçişlere bağlı fiziksel değişimler söz konusuydu. Giderek daha hasta bir haldeki görüntüye ulaşmak için olabildiğince kontur yapılmış. Robin yüzdeki ve kostümlerde açıkta kalan yerlere kemiklerin daha belirgin olması için koyu renkler kullanarak kontur tekniğini uygulamış ve hastalık ilerledikçe sadece kontur uygulayarak zayıf ve bitkin görüntüyü elde edene kadar makyaja devam etmiş.

 Hatta fotoğraflara bakıp kemikleri göremediği noktalarda kendisi bizzat kemikleri çizmiş.





Koyu renkli kontur uygulamasından sonra kemiklerin ortaya çıkması için biraz highlight uygulayarak olabildiğince kemikleri belirgin hasta kişinin fiziksel yapısına ulaşmış. Daha sağlıklı bir görüntü elde etmek için ise önce tene hafif bir bronzluk vermiş ve daha sonra ters kontur uygulanmış. Makyajda temel kurallardan biri koyu renk uygulanan yerler daha çökük highlight uygulanan yerler daha çıkık ve yüksek görünür.Yani sağlıklı görüntü için kemik üstlerine daha koyu ton uygulanırken kemik altlarına açık tonda renkler uygulanmış. Ayrıca yanakların daha dolgun görünmesi için alt ve üst dişlere diş dolgunlaştırıcısı kullanılmış. Bu malzeme dişleri içeriden dışarıya doğru iterek yanakların daha dolgun görünmesini sağlar. Set boyunca zamanlar arası geçiş olduğunda Robin Mathews bu makyaj uygulamaları için şu yorumu yapmış, bu makyajların hepsini elimle bronzlaştırıcı bir malzeme ile yaptım, çünkü günde 5 kereye kadar hastalıklı görüntüsünü sağlıklı görüntüye çevirmek zorunda kaldım’.





Gelelim güzeller güzeli adamımız Jared Leto’nun canlandırdığı Rayon karakterine. Ron ile Rayon’ın yolları aynı hastalığa yakalanmaları ve aynı tedavi yöntemlerini kullanmaları nedeniyle kesişiyor. Ve diğer hastalara doğal ilaçları birlikte satıyorlar. Rayon bir transseksüel ve Jared Leto bu karakteri canlandırırken oyunculuk başarısını bir kez daha ispatlıyor. Bu rol için kendisi de 14 kilo vermiş. Jared karakterin fiziksel görüntüsüne hazırlanırken kendi instagram hesabından an an hazırlıklarını paylaşmış. Bakınız fotoğraflar;
Önce sakallar gidiyor, sonra kaşlara müdahale, koltukaltı kılları, renkli ojeler, Rayon için kostümler ve sonuç mükemmel.


Rayon karakterinde kullanılan ruj 60'ların yıldızı Jane Forth’dan esinlenilmiş. Hikaye 1985 yılında geçmesine rağmen Rayon’ın makyajı 60’lar stili ve bunun nedeni de karakterin makyajında Twiggy, Brigitte Bardot ve Bewitched karakteri Endora’dan esinlenilmiş olması. Robin, Rayon’ın ilk gördüğü kadın figürünün annesi olduğu ve dış görünüş olarak ondan esinlendiğini düşünmüş ve karaktere 60’lar stili makyaj uygulamış.  Rayon için de Robin Mathews hastalıklı ve sağlıklı görüntü için aynı kontur tekniklerini uygulamış. Ama burada daha zorlayıcı bir durum olarak bu tekniğin üzerine bir de güzellik makyajının uygulanması. Yani Rayon karakteri için yapılan güzellik makyajından hasta görüntüsünün ne kadarının ekrana yansıdığı.  Rayon’ın daha sağlıklı olduğu hastane sahnesindeki görüntüsü için Jane Forth’un bir fotoğrafından esinlenmiş. ‘ Pembe bir eşarbı, pembe farı, pembe ruju ve tam yerinde pembe allığı vardı. Kusursuz ve mükemmel görünüyordu.’











Rayon karakterinin zorlayıcı makyajlarından biri de final sahnesi için yapılan makyaj. AIDS’e yakalanan kişilerin görünümü; kemikli bir yüz ve vücut yapısı, pul pul kuru döküntü ve lezyonlar. Robin Mathews bu görüntünün olabildiğince gerçek olmasını ve yapay durmamasını istemiş. Bütçe kısıtlı olduğundan prostetik makyaj uygulaması yerine efekt makyaj malzemeleri kullanarak bu görüntüyü elde etmiş. Makyaj yapılacak alanı önce renklendirip daha sonra efekt makyaj ürünleri kullanarak gergin, kuru ve kırışık görüntüye ulaşılmış. Sivilceli ve pul pul dökülen deri görüntüsünü elde etmek için irmik ve mısırununu   tamponlayarak uygulanmış. Bu yöntemi önce kendi elinde denemiş ve olduğunu görünce uygulamaya karar vermiş.
Fotoğrafa baktığımızda final sahnesi için sürecin nasıl ilerlediğini görebiliriz. Sağlıklı Rayon görüntüsünden hastalığın son evresindeki Rayon’ın değişimi hayli güçlü. Kontur tekniğiyle yanaklara, kemik altlarına, göz çevresine, şakaklarda belirlenen bölgeye ve burna çökük bir görüntü veriliyor. Bu teknikten sonra kadınsı görüntü elde etmek için kozmetik makyaj uygulanıyor. En üstteki karede ise bahsedilen final sahnesi yani irmik ve mısır unu ile elde edilen pul pul dökülüp sivilcelenen görüntü.






Ve son olarak lezyonlar… Final sahnesi için yüze ve ellere damarları kendi çizmiş. Lezyon makyajını da yine aynı teknikle, boyayarak elde etmiş. Hastalık ilerledikçe lezyon rengi ve büyüklüğü daha belirgin olduğundan burada da koyu ve büyük bir lezyon uygulaması yapılmış. Robin Mathews bütün bu imkansızlıklara rağmen yapabileceğinden fazlasını yapmış. 

                                  
                                                                                                                                        

  



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder